JEOTERMALİN TÜRKİYE’DEKİ DUAYENİ BALAT İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ’NDE

Petrol Mühendisleri Odası’nın 28.sini düzenlediği Petrol ve Doğalgaz Semineri İstanbul Teknik Üniversitesi’nde gerçekleşti. Seminerde Uluslararası Jeotermal Enerji Birliği Başkanı ve MB Holding Onursal Başkanı Muharrem Balat konuşmacı olarak yer aldı. Balat; ‘Jeotermal Enerji Uygulamaları ve Jeotermal Kaynakların Doğru Yönetimini’ anlattı.

Jeotermal enerjiyi Türkiye’yle tanıştıran MB Holding Onursal Başkanı Muharrem Balat; mezunu olduğu İstanbul Teknik Üniversitesi’nde 28.si gerçekleştirilen Petrol ve Doğalgaz Semineri’ne katıldı. Birçok ilke imza atarak Türkiye’de başarılı işlere imzasını atan Muharrem Balat, Türkiye’yi jeotermal enerjiyle tanıştıran isim olarak kürsüye davet edildi ve seminerin açılış konuşmasını yaptı.


BALAT: “Jeotermal Türkiye’nin incisidir.Reenjekte yöntemi doğru kullanıldığında yenilenebilir olması açısından çok kıymetli bir kaynaktır.”


Türkiye’nin jeotermal kaynaklarının zenginliği açısından dünyada ilk sıralarda yer aldığını belirten Uluslararası Jeotermal Enerji Birliği Başkanı Muharrem Balat konuşmasında; “Taşı, toprağı altın kadar kıymetli olan Türkiye’miz jeotermal kaynak bakımındanda oldukça zengindir. Bu enerjinin diğerlerinden ayrılan en önemli özelliği, bakım-arıza dışında kalan bütün zamanlarda elektrik üretebiliyor olmasıdır. Jeotermal enerjide re njekte yöntemi ile üretim gerçekleştirildiğinde kaynağın yenilenebilir özelliği de korunuyor. Diğer enerjilerde ise üretim doğaya bağlıdır. Elektrik üretirken doğa koşullarına bağlı olan sistemlerde her zaman üretim gerçekleşemeyebiliyor.” cümlelerine yer verdi.


Jeotermal enerji alanında herhangi bir teşvik söz konusu değilken Türkiye’yi bu pırlanta değerindeki enerjiyle tanıştırmak için mücadele verdiğinin de altını çizenMuharrem Balatkonuşmasını: “Enerji sektörüne adım attığımız yıllarda Dünyadaki jeotermal yatırımları analiz ederek Türkiye’deki sahaların fizibilitesini yaptık. Bunun sonucunda 2006 yılında 10 MWE kurulu güce sahip olan tesisimizi jeotermale yönelik bir teşvik söz konusu değil iken Aydın ilinde hayata geçirdik. Türkiye’nin ilk özel jeotermal enerji santrali olan bu tesisin sonrasında 4 santralimizi de işletmeye kattık. Türkiye için temiz enerji üretmek hedefiyle çıktığımız bu yolda teşviki bırakın bu konuda yazılmış bir kanun bile yoktu.

2008 yılında jeotermalle ilgili kanunlar yazılmaya başlandı. Sektörde öncü olmanın haklı gururunu yaşarken 2018 yılı Mayıs ayı itibariyle jeotermal kaynaklı üretimin Türkiye genelindeki kurulu gücünün 1155 MWe’a ulaşmış olması beni çok mutlu ediyor. MB Holding olarak halihazırda 74 MWe kurulu güce ulaştığımız santrallerimizde,yıllık 10 milyar 750 milyon kW saat elektrik üretimi gerçekleştirirken 900.000 ton karbondioksit emisyon salınımını önleyerek temiz hava sahasını ve oksijen miktarını arttırıyoruz. Aynı zamanda 500 milyon dolar değerinde petrol ve doğalgaz tasarrufu sağlayarak enerjide dışa bağımlılığı bir ölçüde azaltıyoruz.

Amacımız gelecek nesillere bitmek tükenmez bir kaynak olan jeotermali miras olarak bırakmak ve bu kaynaktan en doğru şekilde yararlandırmaktır.” cümleleriyle tamamladı.


Seminer; enerji sektöründeki konuşmacıların sunumları ve plaket takdimi sonrası son buldu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

4 × three =